(ANKARA) - Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de katıldığı Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda konuştu. Turan, "Düşük enflasyon, bütçe disiplini, hiç sorunsuz finanse edilebilen cari açık ve stabil bir TL, çok daha yüksek kişi başı gelir anlamına gelecekti. Ne gelir dağılımı böylesine bozulmuş olacaktı, ne emeklinin satın alma gücü bu kadar düşmüş, ne de gençler geleceklerini yurt dışında arar hale gelmiş olacaktı. Vakit kaybettik ve bunun bedeli ağır oldu" dedi. Aras ise, "Türkiye yetiştirdiği nitelikli gençleri başka ülkelere kaptırıyor" diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla gerçekleştirilen Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras, açıklamalarda bulundu. 2023 yılından sonra uygulanan ekonomi politikalarını desteklediklerini belirten Orhan Turan, şunları dile getirdi:

"Türkiye, enflasyola mücadele konusunda çok tecrübeli bir ülke. 1990'lar boyunca yıllık enflasyon yüzde 60'ın altına inmemişti. Ama 2022'lerin başında yüzde 70'lerde olan enflasyonu yıl sonunda yüzde 30'un altına getirebildik. Enflasyon bir yıl sonra yüzde 20'nin, bir sonraki yıl yüzde 10'un altına indi. 2011 yılında yüzde 4'ün bile altına indiğini görmüştük. Fakat 2016 sonrası uyguladığımız hatalı politika sonucunda enflasyon performansı kötüleşti. Bu olumsuz süreç 2021 yılı sonrası daha da hız kazandı. Son bir yıldır yeniden doğru para politikamıza dönmüş olmamızı çok önemsiyoruz. Yıl sonunda enflasyonu yüzde 40'ın altına çekebilmeyi umuyoruz. Enflasyonu istediğimiz noktalara düşürene kadar kararlılıkla bu sürece devam etmeliyiz.

"En önemli dış kırılganlıklarımızdan birini geride bırakıyoruz"

En önemli dış kırılganlıklarımızdan biri haline gelen ve TÜSİAD olarak son yıllarda özellikle altını çizdiğimiz Merkez Bankası döviz rezervlerinin son dönemde yeniden güçlü seviyelere geliyor olması çok memnuniyet verici. En önemli dış kırılganlıklarımızdan birini geride bırakıyoruz. Yılın geri kalanında da rezervlerdeki bu olumlu performansın devam edeceği inancındayız.

"Geride bıraktığımız 10 yılı kaybetmemiş olsaydık bugün çok farklı bir tabloyu konuşabilirdik"

2013 yılında kişi başı milli geir oranları 12 bin 582 dolardı. Sonra geriledi, son 10 yılda fakirleştik. 2023 yılında yeniden 13 bin dolar seviyesine geldik. Biliyoruz ki, geride bıraktığımız 10 yılı kaybetmemiş olsaydık bugün çok farklı bir tabloyu konuşabilirdik. Düşük enflasyon, bütçe disiplini, hiç sorunsuz finanse edilebilen cari açık ve stabil bir TL, çok daha yüksek kişi başı gelir anlamına gelecekti. Ne gelir dağılımı böylesine bozulmuş olacaktı, ne emeklinin satın alma gücü bu kadar düşmüş, ne de gençler geleceklerini yurt dışında arar hale gelmiş olacaktı. Vakit kaybettik ve bunun bedeli ağır oldu. Şimdi ise yeniden doğru adımları atmaya başladık."

"İklim değişikliği, bizi besleyen toprakları tehdit ediyor"

Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras da şöyle konuştu:

"Yeşil dönüşüme duyarlı olmayan şirketlerin rekabet şansı kalmıyor. Yeşil dönüşümü kaçırmamak için hareket etmeli ve uyum kapasitesini artıracak tedbirleri hızla hayata geçirmeliyiz. Aksi halde ciddi zorluklarla karşılaşacağız. Örneğin, tarım. İklim değişikliği, bizi besleyen toprakları tehdit ediyor. Tarıma, teknoloji ve verimlilik bazlı yeni bir yön vermemiz şart.

"Türkiye nüfusu hızla yaşlanıyor"

İkinci değişim alanı ise demografi. Hem ülkemiz, hem de dünya çok ciddi demografik dönüşümden geçiyor. 2030'da her 6 kişiden biri 60 yaş ve üzerinde olacak. Türkiye nüfusu hızla yaşlanıyor. Türkiye yetiştirdiği nitelikli gençleri başka ülkelere kaptırıyor. Demografik değişimin sektörel etkilerini belirlemeliyiz. Geçen yıl dünyada uluslararası ticareti kısıtlayan önlemler 2500'ü buldu.

Özgür Özel: “Yarbayımız Demirkan'a Allah'tan rahmet, ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum” Özgür Özel: “Yarbayımız Demirkan'a Allah'tan rahmet, ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum”

"Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinden asla taviz vermemeliyiz"

Dijital dünyadaki değişim fiziksel dünyayı şekillendiriyor. Hukukun üstünlüğünde yaşadığımız gerileme rekabet gücümüzü zedeliyor. Anayasanın üstünlüğü ilkesinden asla taviz vermemeliyiz. Yabancı yatırımcıların yargının bağımsızlığıa güveni tam olmalıdır. Dünya ile ancak liyakatli kadrolarla mücadele edebiliriz.''

 

Kaynak: anka