Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Mustafa Sarıgül'den İddialarla İlgili İkinci Açıklama! Mustafa Sarıgül'den İddialarla İlgili İkinci Açıklama!

Türk, tarih karşısında asla pes etmemiş, hürriyet ve İstiklalinden vazgeçmemiş, destansı yolculuğuna haysiyetli bir şekilde daima devam etmiştir. Bu da bozkurtla sembolleşmiştir. Yani bozkurt hiçbir koşulda haktan ve onurdan taviz vermemenin işaretidir. Bozkurt, Türklüğün sembolüdür. Merih Demiral'ı alnından öpüyorum.

"Garabetlerinizden ve aymazlıklarınızdan yorulduk artık"

Ülkemizde ise gün geçmiyor ki bir kadın cinayeti işlenmesin. Son 7 ayda 218 kadın cinayeti işlendi. Şiddetten kaçan birçok kadın, çantasındaki koruma kararı ile can verdi. Caydırıcı olmayan cezalarla günü geçiştiren, ciddi hiçbir tedbir almayan, mevcut koruma tedbirlerini bile kaldırmaya teşebbüs eden zihniyet bu cinayetlere ortaktır. Artık yeter. Milletin kürsüsünden sesleniyorum: Anayasayı delme manevralarından vazgeçin. Asıl sorunlarımıza, bu ülkenin can yakan problemlerine kafa yorun. Gelin kadın cinayetlerini sonlandırmak için el birliği ile çalışalım, göz göre göre devam eden bu vahşete son verelim. 21.yüzyıl Türkiye’sinde yaşanmaması gereken ne varsa yaşanmasına seyirci kalıyorsunuz. Garabetlerinizden ve aymazlıklarınızdan yorulduk artık

'Bozkurt'un arkasına sığınan çakallar ve sırtlanları da biliyoruz'

Biz Türk’e yaraşmakla, Türk’e yaraşanlarla ilgileniyoruz. Görevini en iyi yapmakla, alın teri akıtmakla, toprağına layık olmakla ilgileniyoruz. Hak yememekle ve hak yedirmemekle ilgileniyoruz. Bu sembolün arkasına sığınan çakallar ve sırtlanları da biliyoruz. Meydanı mankurtlara bırakmamak, bozkurtları diriltmek için buradayız. Ve elbette Sinan Ateş için tüm Sinanlar için, adalet için buradayız. Anaların gözyaşlarını görmeyip, muktedirlerin tebessümlerine bakan; milletin çığlığına sağır, efendilerinin fısıltılarını dahi duyanlara karşı milletin sesi, anaların gözyaşı, çocukların çığlığı olarak buradayız. Bozkurtça haykırıyoruz: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun. Ya adalet ya kıyamet.

"AKP demek aldatmaca demektir"

AKP iktidarının söylediği ve yaptığı arasında her zaman olduğu gibi dağlar kadar fark var. AKP demek aldatmaca demektir, vatandaşa tuzak kurmak demektir.  Emekliler için yıkım planı 2008 yılında başlamıştır. 2008 yılında sözde reform denilen değişimle emekli maaşı hesaplama sistemi değişti. Değişim yapılmasaydı bugün en düşük emekli maaşı 30 bin liranın üzerinde olacaktı.

Editör: Balcan Hande