MELTEM KARAKAŞ

Demiryol İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ramazan Kaya, "Daha imzadan 5 gün sonrası açıklanan ocak ayı enflasyonuyla bile ilave olarak gelmesini beklediğimiz yaklaşık yüzde 10- 14 arasındaki artışın yüzde 6.7'si ocak ayında daha cebimize girmeden enflasyon farkı olarak geri alınmıştır. Görülen o ki, şubat ayı enflasyonuyla da yapılan ek protokolünün hiçbir önemi kalmayacak durumdadır. Her şeyin bir bir bedeli, bir karşılığı vardır. Kamu işçileri sabrede sabrede sabır taşı çatlamıştır" dedi.

SES DÜZCE TEMSİLCİSİ CEMAL YILMAZ: "SAĞLIKLA İLGİLİ YASA TEKLİFİ GERİ ÇEKİLSİN" SES DÜZCE TEMSİLCİSİ CEMAL YILMAZ: "SAĞLIKLA İLGİLİ YASA TEKLİFİ GERİ ÇEKİLSİN"

Demiryol İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ramazan Kaya, bugün kamu çerçeve protokolüyle ilgili açıklama yaptı. Kaya, şunları söyledi:

"KAMU İŞÇİLERİNİN MAAŞLARI DİBE VURDU"

"2023 Mayıs ayında kamuda, o günkü şartlar içerisinde alkışladığımız ve bizleri de memnun eden, kamu çerçeve protokolü ile imzalanan sözleşme sürecimiz sonucu sadece 2 ay süren bir ücret iyileştirmesi yaşadığımız ve geriye bıraktığımız 6 ay içerisinde de kamu işçilerinin maaşlarının tamamen dibe vurduğu bir süreç yaşamaktayız. Ülkemizde 2023 ve 2024 yılına oransal yaklaşımıyla bir yılda asgari ücret 5 bin 500 liradan 17 bin liraya yani yüzde 317, memurlara yüzde 370’lere varan bir artış yapılırken kamu işçilerine toplamda yüzde 94'ü geçmeyen bir artışta kalması neticesinde bizler de ocak ayı içerisinde gerek yürüyüşümüzle, basın açıklamalarıyla gerekse sosyal medyadan eylemlerimizle hükümete sesimizi duymaya çalışıyoruz. Aynı işi aynı unvanı taşıyan iki çalışan arasında yıllardır yaklaşık aynı ücret alınırken, son bir yılda örneğin bir işçi makinistle bir memur makinist arasında 20-25 bin liraya geçen fark oluşması iş yerlerinde iş huzurunu da zedeler duruma getirmiştir. Demiryollarımız ülke kalkınmasında lokomotif görevi üstlenmiş bir kuruluştur. Gerek imalat fabrikaları gerekse halka hizmet sunan taşımacılık sektörüyle ülkemizin vazgeçilmezi kalkınmada temel dinamiğidir.

"KALİFİYE İŞÇİ ÜCRETLERİMİZ NEREDEYSE ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNDE"

Sebepleri ne olursa olsun ülkemizde yaşanan istikrarsız ekonomi ile yüksek enflasyon karşısında kalifiye işçi ücretlerimiz neredeyse asgari ücret seviyesinde kalmış hak ettiği değerin çok çok altına düşmüştür. En ücra köşelerde bile 10- 15 binin altında kiralık evin bulunamadığı bu ekonomi içerisinde hiçbir yerde yalın asgari ücretin uygulanmadığı en az asgari ücrete yüzde 40- 50 artı uygulandığı bir dönemde, kalifiye ve sanatkar kamu işçileri 21 ve 24 bin lira arası ücrete sıkışıp kalmıştır. Tüm bu taleplerle üst kuruluşumuz TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ konfederasyonları kamu çerçeve protokolüne 29 Ocak'ta yüzde 32.57 zam artışı içeren ek protokol imzalamışlardır. Daha imzadan 5 gün sonrası açıklanan ocak ayı enflasyonuyla bile ilave olarak gelmesini beklediğimiz yaklaşık yüzde 10- 14 arasındaki artışın yüzde 6.7'si ocak ayında daha cebimize girmeden enflasyon farkı olarak geri alınmıştır. Görülen o ki, şubat ayı enflasyonuyla da yapılan ek protokolünün hiçbir önemi kalmayacak durumdadır. Her şeyin bir bir bedeli, bir karşılığı vardır. Kamu işçileri sabrede sabrede sabır taşı çatlamıştır.

"EK PROTOKOLLE İYİLEŞTİRME YAPARAK HAKKANİYETLİ DAĞILIM YAPILMALI"

Adaletsiz vergi sistemiyle karşı karşıya kaldığımız yaklaşık 1,5- 2 aylık maaşımızın tamamının vergiye kesildiği bir sistem içerisindeyiz. Oysa azdan az, çok kazanandan çok olması gereken vergide adaletin mutlaka sağlanmasını istiyoruz. Biz demiryolcular ve kamu işçileri olarak, adında da adalet geçen Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetimiz ile yaşadığımız haksızlığa ve mağduriyete bir çözüm üretmesini, Türk-İş ile masaya oturup tekrar ek protokolle iyileştirme yaparak hakkaniyetli ve adaletli bir dağılım yapmasını talep ediyoruz."

 

Kaynak: anka