(ANKARA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 21 ilin belediye başkanını parti genel merkezinde topladı. Özel, akraba atamaları ve tasarruf konusunda belediye başkanlarından dikkatli olmalarını isteyerek “Belediye başkanlarımız büyükşehirlerde 45-50 makam aracı iade ediyor, bunların bir kısmı 31 Mart’tan önce Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kadın kolları, gençlik kolları ya da il ilçe başkanlarına tahsis edilmiş. Hiç birisi yok ki bir yakını bir belediyede çalışmasın. Birkaç tane olumsuz örneği yaşadık, bunları da geri aldırdık. Bu konuda hepinizden anlayış, üst düzeyde dikkat bekliyoruz” dedi. Toplantıda, il belediye başkanlarının iki ayda bir illerde toplanması kararlaştırıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 21 il belediye başkanıyla bugün parti genel merkezinde toplantı yaptı. Toplantıya CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ile birlikte Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bolu Belediye Başkanı Tanjı Özcan, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, Kütahya Belediye Başkanı Eyü Kahveci, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ve Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem katıldı. 

Basına kapalı gerçekleştirilen ve saat 10.20'de başlayan toplantı, 13.50'de sona erdi. Edinilen bilgiye göre; il belediye başkanları toplantısının her iki ayda bir yapılması kararlaştırıldı. Bundan sonraki toplantılar diğer illerde gerçekleştirilecek. Toplantıda belediye başkanlarına işçi alımlarında liyakata önem gösterilmesi, yakın akrabaların liyakatli olsalar bile 'yakın akraba olduğu' için işe alınmaması, kanunlara uygun ve her an denetimden geçilecekmiş gibi hareket etmeleri talimatı verildi. Toplantıda, bir dönemden fazla belediye başkanları yeni seçilen belediye başkanlarına brifing verirken, deneyimlerini aktardı.

Toplantının başında bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları söyledi:

“Sizi CHP Genel Merkezi’nde, baba ocağımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. 21 il belediyesiyle birlikte bugün buradayız. 31 Mart seçimleri birçok doğrunun bir arada yapıldığı ve sonunda partimiz açısından önemli bir başarının kazanıldığı seçimler oldu. Partimizi 47 yıl sonra birinci parti yaptık, hep beraber.

"CHP BİR AİLE GİBİ KENETLENDİ”

Şüphesiz burada başarıyı bir tek yere yüklemek mümkün değil. Başarı, tek başına ne genel başkanın ne genel merkezin başarısıdır. Ne iyi bir kampanyanın ne sizin gibi doğru adayların ne de örgütün tek başına başarabileceği bir iş değildi. Hepsi birden büyük bir gayretle ve büyük bir umutla aday olan arkadaşlarımızın güçlü ve doğru kampanyaları yaptıkları, kendilerini iyi anlattıkları, genel merkezle uyum içinde oldukları ve ülkede siyasi şartların en doğru şekilde analiz edildiği, değerlendirildiği bir süreci hep birlikte yaşadık. Cumhuriyet Halk Partisi bir aile gibi kenetlendi. İyi günde kötü günde birlikte olması gereken bir aile ne yaparsa Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri, belediye başkan adayları, örgütü bu şekilde davrandı ve sonuçta 21’i sizlerin görev yaptığınız il belediyeleri olmak üzere toplamda 314 ilçede, 60 bin beldede, 409 belediye kazandık. Türkiye’deki 30 büyükşehrin 14’ünü biz yönetiyoruz. Geriye kalan 51 ilin 21’ini biz yönetiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi nüfusa göre yüzde 65, milli gelire göre yüzde 80, toplanan verginin de yüzde 87’sinin toplandığı bir coğrafyada sizler eliyle vatandaşlarımıza hizmet üretiyor.

“SEÇMENİN FERASETİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’Nİ İKTİDARA ORTAK YAPTI”

Bakan Tekin, Kocaeli'deki saldırıyı kınadı: “ÖMK'nin hayata geçirilmesi için ne geliyorsa yapacağız” Bakan Tekin, Kocaeli'deki saldırıyı kınadı: “ÖMK'nin hayata geçirilmesi için ne geliyorsa yapacağız”

31 Mart seçimleri Türkiye’de siyasetin millet eliyle yeniden bir dengeye kavuşturulduğu bir seçimdir. Çünkü içinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan yönetim biçimi oyların yüzde 50’sinden bir fazlasını aldığınız durumda ya da ikinci turda rakibinizden bir oy fazla aldığınız durumda bütün yetkileri 5 yıl boyunca orantısız şekilde yürütmenin başına veriyor. Bu kişi bir siyasi partinin genel başkanı da olabiliyor. Böyle bu toprakların alışık olmadığı dengenin, denetlemenin olmadığı ve bir kişinin her şeye karar verdiği ve 5 yıl boyunca kimsenin bir şeye karışamadığı bir süreçten bir yandan milletimiz bunu doğru görmedi, bu yetkiyi geçen sene mayıs ayında elbette kendi elleriyle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne verdi. Ama ardından gelişen iki husus, yöneticilerde iğneden ipliğe en üst noktadan en alt seviyeye kadar halkın sesini duymama, bir öz güven patlaması, bir kibir hali ve vatandaşlara yaşatılan hem yoksulluk hem yalnızlık hissi hem de her alandaki adaletsizlik inanılmaz derecede hepimizi birden rahatsız etti. Burada seçmenin feraseti devreye girdi ve seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’ni elbette iktidar ortağı yapmadı ama iktidara ortak yaptı. Geneldeki iktidarı yerelden dengeledi.

“CHP BELEDİYECİLİĞİ DİYE MARKALAŞTIRACAĞIMIZ BİR BÜTÜNSELLİK İÇİNDE OLACAĞIZ”

Anayasanın ilgili maddesi, idare iki kısımdan oluşur diyor. Birisi mahalli idareler, ikincisi merkezi yönetim. Merkezi yönetim bir partinin elinde toplanan vergi açısından baktığınızda yüzde 87, ekonomi açısından baktığınızda yüzde 80 noktasında yönetim imkânı da bir başka partinin elinde. Ama bizim Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidarından farkımız, biz bir tek adam yönetimi değiliz. O yüzden de iktidarı 409 belediye başkanımız birlikte paylaşıyorlar, temsil ediyorlar. Burada önemli olan karşı tarafın tek bir elden yönetimine karşı bizim bölük pörçük farklı farklı konuşan, farklı farklı davranan değil, Cumhuriyet Halk Partisi belediyeciliği diye markalaştıracağımız bir bütünsellik içinde davranmamız. Size emanet edilen kamu gücü, sosyal politikalar yapmaya, kırsal kalkınmaya, kooperatifçilikle ilgili, kadın kooperatifleriyle ilgili, üretici kooperatifleriyle ilgili çalışmalar yapmaya engel değil. 1970’lerde Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri, hem kentsel hem kırsal kalkınma projeleriyle, hem kooperatifçilik projeleriyle çok önemli işler yaptılar. O dönemlerden başlayan süt kooperatifleri, onların toplanması, işlenmesi, yoksullara dağıtılması ya da satılması çok önemli işlerdi. Çok önemli başarılara evrilmişti. Yine kırsal kalkınmada 70’lerden başlayan CHP belediyeciliği projeleri, son dönemlerde gerek büyükşehirlerde gerek il belediyelerinde çok önemli başarılara imza atıyor.

“YAPACAĞIMIZ HİZMET, BİZE GENEL İKTİDARI GETİRECEK”

Bizim bu seçimlerdeki üstlendiğimiz yükümlülük örneğin geçen seçimde kazandığımız Burdur’u bu seçimde yeniden kazandık, bu Burdur’daki iktidarımızın tescili, hizmetlerimizin iyi yapıldığının halk tarafından tesciliydi. Ama bu dönem Burdur’daki CHP belediyeciliğini kalıcı kılmaktan, Kütahya’yı ikinci kez kazanmaktan, Uşak’ta bir sefer daha belediye başkanı olmaktan daha büyük yükümlülüğümüz var. Bu yükümlülüğümüz, bu saydığım illerimizde ya da Kastamonu’da, Amasya’da yapacağımız hizmet, bize genel iktidarı getirecek. Bu 21 il çok önemli bir nokta, çünkü her birinizin sınırında bizim iktidarda olmadığımız ilçeler var. Örneğin büyükşehirler noktasında biz Ege’de 8 ilin 8’ini de aldık. Büyükşehir veya normal il. İl boyutuyla baktığımızda temasta olunan AK Parti belediyesi yok. Ama il belediyelerine baktığınızda mutlaka irili ufaklı ilçe belediyeleri var. Yanınızda bizim yönetmediğimiz il belediyeleriyle komşuyuz ve sizin yapacağınız hizmetin doğuracağı memnuniyet, oradaki Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu seçimde oy vermemiş AK Partili, MHP’li seçmenin ‘Bakın yanı başımızda ne güzel işler oluyor’ dedirtmeli. Ya da ‘Bakın onlar bölgelerindeki sütleri topluyorlar, köylüye yardımcı oluyorlar, tohum desteği veriyorlar, gübre desteği veriyorlar, kurdukları kooperatiflerle konut sorununa çözüm üretiyorlar, sadece kendileri yapmıyorlar yapılmasına ön ayak oluyorlar’ dedirtmeli. Çünkü il belediye başkanı o kentin çevre mühendisidir, o kentin en önemli kanaat önderidir.

“KADIN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZA ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR”

Tabi geçen dönem bu salonu topladığımızda hiç kadın belediye başkanımız yoktu. Bu dönemde Bilecik Belediye Başkanımız, Edirne Belediye Başkanımız, Afyon Belediye Başkanımızın olması son derece önemli. Cumhuriyet Halk Partisi açısından küçük adımlar. Çok daha büyüklerini atmamız lazım. Tabi Türkiye açısından da önemli adımlar. Kadın belediye başkanlarımıza da çok önemli görevler düşüyor. Bize de onlarla dayanışma halinde olmak, onları başarılı kılmak, hem Türkiye’de hem Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki kadın siyasetçilerin gelecekte üstleneceği görevler açısından da son derece önemli.

“TERTEMİZ BEYAZ BİR SAYFAYIZ”

Geçtiğimiz hafta bir tasarruf genelgesi hazırladık, sizlerle paylaştık. Bu genelge Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sizin de uymak durumunda olduğunuz genelgesinin çok daha ilerisindedir. CHP geçtiğimiz dönemlerde GRECO kriterlerine uygun olarak siyasi ahlak yasası, siyasetin finansmanı, kamu görevi yapanların, milletvekillerinin, bakanların, cumhurbaşkanının kabul edeceği hediyenin değerinden tutun da görevini yaparken dikkat edeceği kriterlere kadar çok ileri kriterler koymuştu. Bizim size yolladığımız hem tasarruf genelgesi hem de atamalar noktasında işte akrabalık ilişkilerine dikkat edilmesi ve uzak durulmasıyla ilgili yaklaşım AK Parti’nin yolladığı genelgeden ileridedir. Ben açıkçası şunu söylemek isterim. Biz Adalet ve Kalkınma Partisiyle aramızdaki fark şu. Biz tertemiz beyaz bir sayfayız. Kurşun kalemle, dolma kalemle bir nokta koysanız herkesin haberi oluyor, herkes onu konuşuyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bugünkü 20 yıllık pratiği kir göstermeyen koyu gri bir kâğıt. Üzerinden ne olsa kimse onu konuşmuyor. O yüzden sizin çok büyük hassasiyet göstermeniz gerekiyor. Geçtiğimiz haftalarda şunu gördük, yapılan atamalarda bir anda sanki kendi belediyelerinin her tarafı böyle değilmiş gibi uzaktan yakından bir akrabalık ilişkisini köpürtüp büyütüp ‘Bakın Cumhuriyet Halk Partisi de aynı şeyi yapıyor’. Kafada yaratmaya çalıştıkları algı şu. Bunların birbirinden farkı yok. Kendi durumlarını inkâr etmiyorlar, onu millet kanıksamış. İnanın, belediye başkanlarımız -siz de yaşamışsınızdır- büyükşehirlerde 45-50 makam aracı iade ediyor, bunların bir kısmı 31 Mart’tan önce Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kadın kolları, gençlik kolları ya da il ilçe başkanlarına tahsis edilmiş. Hiç birisi yok ki bir yakını bir belediyede çalışmasın. Birkaç tane olumsuz örneği yaşadık, bunu da kabul etmeliyiz. Bunları da geri aldırdık. Bu konuda hepinizden anlayış bekliyoruz. Hepinizden üst düzeyde dikkat bekliyoruz. Artık bu konunun bizim de ülkenin de gündeminden çıkması gerekir.

“YENİ DÖNEMDE MÜZAKERE DE EDİYORUZ, MÜCADELE DE EDİYORUZ”

Bizim mazeret üretmeyen, bahane söylemeyen hizmet üreten bir anlayışımız var. Bunu yine hep birlikte gerçekleştireceğiz. Şunu söylüyoruz; yeni dönemde müzakere de ediyoruz, mücadele de ediyoruz. Müzakere, etkin mücadelenin önemli yöntemlerinden bir tanesi. Çünkü çıkıp söylediğinizde ‘Haberimiz yok’, veya ‘Bizden kimse bir şey istemedi’ demesinler diye haberdar edip, isteyip, zorlayıp, olmadığında da çıkıp en sert muhalefeti yapmak boynumuzun borcudur. Hepinize bu seçimlerde gösterdiğiniz büyük başarı için çok teşekkür ediyoruz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi’nin ikinci yüzyılında girdiği ilk seçimi kazanan kahramanlarsınız. Gireceği ilk genel seçimi kazanmasına da en çok katkıyı yapacak olan sizlersiniz. Sizlere inanıyoruz, güveniyoruz. Herkese bir kez daha hem teşekkür ediyorum hem de başarılar diliyorum."

 

Kaynak: anka