(ANKARA)- CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, CHP Lideri Özgür Özel'i hedef alan sözlerine tepki gösterdi. MHP'nin genel seçimlerde HÜDAPAR ile aynı ittifakta yer aldığını hatırlatan Emir, "Eyalet sistemini, özerkliği, federasyonu özgürce tartışalım diyen bir partiyle kol koladır. Ona bir baksın ondan sonra Mustafa Kemal'in kurduğu Kuvayımilliye'den gücünü alan CHP'ye dil uzatsın. Önce kendisine bakmasını tavsiye ederiz" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen hafta açıklanan hububat alım fiyatlarına değinen Emir, AKP iktidarının çiftçiyi önemsemediğini belirtti.

"Çiftçimizin yanındayız ve asla da yanına olmaktan vazgeçmeyeceğiz"

Emir, şöyle konuştu:

"Kendi enflasyonları bile yüzde 75 ama çiftçiye verdikleri buğday fiyatını arttıra arttıra yüzde 12 arttırıyorlar. Bu namertliktir, vicdansızlıktır, çiftçiyi kaderine terk etmektir. Bu Türkiye'yi iyice dışa bağımlı yapmaktır. Türkiye'yi yakın bir zamanda açlık tehlikesiyle baş başa bırakan bir sorumsuzluktur. Buradan iktidara sesleniyoruz; bir an evvel kendilerine gelsinler. Çiftçiyi böylesine horlayan bir fiyatla yola devam etmeleri mümkün değil. En azından maliyetleri karşılayacak bir fiyat açıklasınlar. Sadece geçen yıldan bu yana vatandaşımızın temel gıda maddesi olan ekmek 6,5 liradan 10 liraya çıktı. Madem siz ekmeği 6,5 liradan 10 liraya çıkardınız da o zaman buğdayı niye 8,25 liradan 11 liraya çıkarıyorsunuz? Buğday üreticisinin, çiftçinin suçu ne? Arpa fiyat Yine aynı şekilde. Yüzde 3 artış var. Türkiye'de yüzde 3 artan ne var? Türkiye'de yüzde 100'ün altında artmayan ne kaldı? Dönüp de arpa üreticisine yüzde 3 artış yapacağız demek alay etmektir. Çiftçinin tokatı sert olur, buradan uyarıyoruz. Biz cuma günü Tekirdağ'da buğday mitingimizi gerçekleştireceğiz. Tekirdağ Meydanı'nda saat 15.00'te Genel Başkanımızın öncülüğünde çiftçilerimizin sesine ses katacağız. Bilsinler ki çiftçimizin yanındayız ve asla da yanına olmaktan vazgeçmeyeceğiz."

"Kontrol memuru sofrasına oturduğu adamı nasıl denetleyecek"

Özel uçaklarla kişişel işlerini yaptığı iddia edilen bakanlara da değinen Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun Rönesans Holding'e ait uçakla yurtdışına gittiğini anımsattı. Uraloğlu'nun konuya dair açıklamarını hatırlatan Emir, ilgili şirketle yapılan ihalenin detaylarına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyor ki 'ben sana bu ihaleyi veririm ama bunun karşılığında sen bana makam araçları vereceksin. İş bitimi uzarsa bunları sıfırı ile yenileyeceksin. Kontrol kabul memurlarım geldiğinde de onu ağırlayacaksın.' İşi kabul edecek adamı, o kontrol mühendisini ağırlama görevini sen nasıl o ilgili holdinge verirsin? Adam sofrasına oturduğu adamı nasıl denetleyecek? Bu kadar şirazeleri kaymış, bunu da sözleşmeye yazmışlar. Sayın Bakan aklımızla alay etmeyin. Sözleşmedeki her bir madde dönüyor dolaşıyor, bizim cebimize el uzatıyor. Çocukların aşısından, emeklinin maaşından, asgari ücretten esirgiyorsun ya hani dönüp tasarruf yapacakmış gibi yapıyorsun ya. İşte oraya çok gördüğün paraları bu sözleşme bedeli olarak oraya ödüyorsun. Peki bu sözleşme ne? Biz baktık, hiç şaşırmadık. 21 B, yani afetlerde kullanılması gereken, iş acil bir an evvel yapmamız lazım dedikleri maddeye sığınıyor. Gel kardeşim diyor, biz seni tanırız, seninle pazarlık yapalım. İhale falan değil bu. Dolayısıyla burada ihale şartnamesi değil. Türkiye'nin nasıl yönetildiğini ortaya koyan çok çarpıcı, utanç verici bir örnek."

"Bir ülkede 15 yılda ekmek fiyatı 25 kat artıyorsa o ülkeyi yönetenler sorumsuzdur"

5 liralık madeni para basılmasına da değinen Emir, "Ağır bir enflasyon var paramızı pul ettiler. Tek kişilik iktidar her şeyin uzmanı olan Cumhurbaşkanı, ekonomiyi de biliyordu. Ekonomiyi batma noktasına getirdi" eleştirisinde bulundu. 

Emir,  "15 yıl önce beş liraya 12,5 ekmek alıyormuşsunuz. Şimdi yarım ekmek alıyorsunuz. Yani ekmek fiyatı 15 yılda 25 kat artmış. İşte ekonominin en basit tarifi budur. Bir ülkede 15 yılda ekmek fiyatı 25 kat artıyorsa o ülkeyi yönetenler sorumsuzdur ve bu işi bilmiyorlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin parasına siz hangi hakla Türkiye Yüzyılı amblemi basıyorsunuz? Bu ülke sizin babanızın malı mı? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası AKP'nin yan kuruluşu mu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na talimat verip kendi sloganınızı para üstüne basmak hadsizliktir, bir iktidarın asla aklından geçirmemesi gereken bir şeydir."

"Devlet Bahçeli önce kendine baksın sonra Kuvayi Milliye'den gücünü alan CHP'ye dil uzatsın"

Dip çamuru temizliği ÇEVREFEST’e damga vurdu Dip çamuru temizliği ÇEVREFEST’e damga vurdu

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Emir, MHP Genel Başkanı DEvlet Bahçeli'nin bugünkü grup toplantısında CHP Genel Başkan Özgür Özel'i hedef alan sözlerini değerlendidi. Emir, şunları kaydetti:

"Bahçeli'nin paniğini anlıyoruz çünkü gerilimden beslenen bir siyasi anlayış. Onların bu çabalarının bir parçası olmamak konusunda dikkatli davranacağımızı söylemek isterim. Biz 31 Mart seçimlerinde milletimizin bize verdiği görevin ve ödevin gayet farkındayız. Ülkemizde açlık, yoksulluk işsizlik, pahalılık var. Ve bunlar herkesin birinci sorunu. Biraz sokağa çıksınlar, tarlalara, fabrikalara, okullara gitsinler. Bahçeli kendi duruma bakmadan bize aklınca saldırıyor ama kendisine sadece şunu hatırlatmak isterim. HÜDAPAR'la aynı ittifak içerisinde Meclis'e girdiler. HÜDAPAR'ı Meclis'e soktular. Eyalet sistemini, özerkliği, federasyonu özgürce tartışalım diyen bir partiyle kol koladır. Ona bir baksın ondan sonra Mustafa Kemal'in kurduğu Kuvayımilliye'den gücünü alan CHP'ye dil uzatsın. Önce kendisine bakmasını tavsiye ederiz." 

"Depremzedeyi aç ve açıkta bırakacak ve sonra da tasarruf yaptık diyeceksiniz bunu asla kabul etmeyiz"

Emir, deprem bölgesinde kiracılara yapılan devlet desteğinin sonlandırılmasına ilişkin de şöyle konuştu:

"Bu süreyi biz asla kabul etmiyoruz. Bir yılda herkesi konut sahibi yapacaklardı. Bu sözle seçim kazandılar. Bugün itibarıyla konutuna kavuşabilen depremzedenin oranı yüzde 12'lerde. Siz enflasyonu yüzde 75'lerde yaparken insanları kiraya mahkum ettiniz ve şimdi de kira yardımını kesiyoruz. Olacak şey değil. Siz deprem bölgesindeki insanların yüzde 100'ünü konutlarına yerleştirin. Ondan sonra deyin ki artık size kira desteğine ihtiyaç kalmadı. Hangi koşul değişti de kira desteğini kesiyorsunuz? Yani birinci ayla 18. ay arasında hiç fark olmadı ki siz bunu değiştiriyorsunuz. 'Efendim kural böyle'... Kuralı siz koyuyorsunuz. Getirirsiniz bir saniyede Meclis'ten geçiririz. Depremzedeye böylesine büyük bir vicdansızlığı yapmaya hiç hakkınız yok. Eğer tasarruf edecekseniz bir sürü yer var ama depremzedeyi aç ve açıkta bırakacak ve sonra da tasarruf yaptık diyeceksiniz bunu asla kabul etmeyiz."

Kaynak: anka