<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Çağın Gazetesi</title>
    <link>https://www.cagingazetesi.com.tr</link>
    <description>Çağın Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 28 May 2026 20:39:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli'de engelsiz sağlık desteği]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/kocaelide-engelsiz-saglik-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/kocaelide-engelsiz-saglik-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel bireyler için anlamlı bir sağlık hizmetine ev sahipliği yaptı.<strong>KOCAELİ (İGFA) - </strong>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü, Türk Kızılay Kocaeli Şubesi ve Engel Tanımayan Diş Hekimleri Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmada toplam 220 öğrenci muayene edilip tedavi edildi. Sabah 09.00 ile 16.00 saatleri arasında süren iki günlük sağlık taramasında 5 diş hekimi, 1 hemşire ve İl Sağlık Müdürlüğü’nden 4 görevli görev aldı. Öğrencilere diş temizliği, dolgu ve çekim gibi koruyucu ve acil diş hekimliği uygulamaları yapıldı.</p>
<p><b> FİGEN BÜYÜKAKIN’DAN ANLAMLI ZİYARET</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Sağlık taraması çalışmalarını Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Figen Büyükakın yerinde gördü. Büyükakın, tedavi sürecini yakından takip ederek hekimlere özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Ardından merkezdeki atölye ve derslikleri tek tek gezerek özel bireylerle yakından ilgilendi. Mutfak atölyesinde öğrencilerin kendi elleriyle hazırladığı tatlı ve ikramları tadan Figen Hanım, onlarla sıcak ve samimi anlar yaşadı. Ziyareti sırasında Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Mehmet Köse’den merkezde yürütülen faaliyetler hakkında bilgi alan Büyükakın, yapılan hizmetlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>
<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/27/goncada-gulumseten-hizmet-1-buyuk-1761555109-349-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p><b>“ÇOCUKLARIMIZA ÇOK GÜZEL İLGİ GÖSTERDİLER”</b></p>
<p>Tedaviden yararlanan öğrencilerden Sinem Yoldaş’ın annesi Kamile Tijen Özistek, duygularını şu sözlerle ifade etti: “1972’den beri İzmit’te yaşıyorum. Kızım Sinem işitme ve zihinsel engelli. Cemil Meriç döneminden beri buraya geliyoruz. Buradaki ilgiden memnuniyetim sonsuz. Özellikle bugün gelen diş hekimleri çocuklarımıza çok güzel ilgilendiler, kısa sürede çok fazla işlem yaptılar. Kızımın diş dolgusu ve temizliği yapıldı. Daha ne isteriz, emeği geçen herkese minnettarım. Engelli çocukları olan anne babalara sesleniyorum; çocuklarınızı buraya güvenle gönderebilirsiniz.”</p>
<p><b>SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN GÜZEL BİR ÖRNEĞİ</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde yürütülen bu hizmet, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal belediyecilik anlayışının güçlü bir örneği olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/kocaelide-engelsiz-saglik-destegi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/kocaelide-engelsiz-saglik-destegi.webp" type="image/jpeg" length="74875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Bornova'dan meme kanseri farkındalığı]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/izmir-bornovadan-meme-kanseri-farkindaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/izmir-bornovadan-meme-kanseri-farkindaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de Bornova Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında bir panel düzenledi. Erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen panelde, uzman hekimler kadınlara kendi kendine muayene, tarama ve risk faktörleri konularında önemli bilgiler aktardı.<strong>İZMİR (İGFA) - </strong>Bornova Belediyesi, Özel Ata Sağlık Hastanesi ile ortaklaşa düzenlediği “Meme Kanseri Farkındalık Paneli”, Altındağ Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Panelde Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Utku Tanoğlu ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gökben Yüksel konuşmacı olarak yer aldı. CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Rahşan Nazlıoğlu da panele katılarak Bornova Belediyesi’nin farkındalık çalışmasına destek verdi.</p>
<p><strong>ERKEN TEŞHİS VE GENETİK RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT</strong></p>
<p>Op. Dr. Utku Tanoğlu, meme kanserinin her geçen yıl arttığını söyleyerek erken tanının hayat kurtardığına dikkat çekti. “Her 8 kadından biri meme kanseri oluyor. Eskiden bu oran 8-10 arasındaydı ancak son 10 yılda arttı, çünkü kansorejen ürünler de arttı. Erken yakalanması durumunda tedavisi çok kolay oluyor. Meme kanserinden değil, geç tanıdan korkalım” dedi.</p>
<p>Tanoğlu, genetik faktörlerin önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Ailesinde 40 yaş civarında meme kanseri olanlar ihmal etmesin. Adeti erken başlayanlar, geç menopoza girenler ve hormonlu ürün tüketenlerde risk artar. Yılda bir cerrahi kontrole gidilmeli, 40 yaşından sonra mamografi mutlaka çekilmeli. Ayrıca 20 yaşından itibaren ayda bir kendi kendine kontrol yapılması önemli.”</p>
<p>Op. Dr. Gökben Yüksel ise özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınların sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşadığına dikkat çekti. “20 yaşından sonra adet gören her kadın kendi kontrolünü yapmalı” diyerek bu konuda bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Yüksel, hormon tedavilerinin tamamen sakınılması gereken uygulamalar olmadığını belirterek, “Hormon tedavilerinde doz ve süre çok önemli. Düşük doz, hastanın durumuna göre ve belirli bir sürede uygulanmalı” dedi. Ayrıca meme kanseri riskini artıran faktörlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı: “Obeziteden, alkolden, yağlı gıdalardan ve gereksiz estetik operasyonlardan kaçının. Spor yapmak ve doğum yapmak riski azaltır. Ailede hastalık yok diye de rahat davranmayın, kontrolleri aksatmayın. 25-40 yaş arası kadınlara MR, sonrasında ise mamografi öneriyoruz.”</p>
<p>Panelde katılımcılar, uzman hekimlere merak ettikleri konular hakkında sorular yöneltti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/izmir-bornovadan-meme-kanseri-farkindaligi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/izmir-bornovadan-meme-kanseri-farkindaligi.webp" type="image/jpeg" length="45962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korku evlerinde adrenalin ararken travma yaşanabilir!]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/korku-evlerinde-adrenalin-ararken-travma-yasanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/korku-evlerinde-adrenalin-ararken-travma-yasanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde Taksim’de bir korku evinde yaşanan ve büyük yankı uyandıran olay, “korku evleri” ve “öfke odaları” gibi adrenalin odaklı eğlencelerin psikolojik yönünü yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu tür mekanların özellikle gençler ve ergenler üzerinde ciddi duygusal etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu M. Yusuf Babacan, son yıllarda korku evlerine duyulan ilginin hızla arttığını ve ziyaretçilerin çoğunluğunu 18–25 yaş aralığındaki gençlerin oluşturduğunu belirtti.</p>
<p>“Korku evleri, tehlike olarak algılanabilecek birçok uyaran barındırır" diyen Babacan, "Bu uyaranlar beyindeki ödül merkezini harekete geçirir ve yüksek miktarda dopamin ile adrenalin salgılanmasına neden olur. Bu hormonların etkisiyle kişi yoğun bir haz ve heyecan hisseder. Gençlerin ödül merkezleri uyarılmaya daha yatkın olduğu için bu deneyim onlar için cazip hale gelir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><img height="436" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/26/klinik-psikolog-yusuf-babacan-160006206-1761471806-231-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p><strong>KONTROLLÜ KORKU BEYNİ UYARIYOR</strong></p>
<p>Babacan, gençlerin korku evlerinde hissettikleri bu yoğun duygusal dalgalanmanın “var olma” ya da “canlı hissetme” biçimi olarak algılandığını da vurgulayarak, “Korku evlerinde korku, stres, heyecan ve haz aynı anda yaşanır. Bu duyguların yoğunluğu gençlerde güçlü bir benlik farkındalığı yaratabilir. Aynı zamanda korku evleri, gençlerin hem kendilerine hem de arkadaş çevrelerine cesaretlerini ispatlayabildikleri sosyal bir alan haline gelmiştir” dedi.</p>
<p>Korku evlerinin “kontrollü uyarım” yarattığını belirten Babacan, beynin hem tehlike sinyali hem de güvenlik hissi arasında gidip geldiğini söyledi.</p>
<p>Babacan’a göre korku evlerinin popülerleşmesinin bir diğer nedeni de sosyalleşme:“Korku evleri, birlikte korkmak, destek olmak, görevleri tamamlamak gibi deneyimlerle sosyal bağları güçlendirir. Bu nedenle gençler için yalnızca eğlence değil, aynı zamanda bir bağ kurma alanıdır.”</p>
<p><img height="490" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/26/dr-cansu-gercek-160006110-1761471834-64-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p><strong>ÖFKE ODALARI RAHATLATIYOR MU?</strong></p>
<p>Bu arada Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Cansu Gerçek de, öfke duygusunun insan olmanın doğal bir parçası olduğunu ancak sağlıklı biçimde ifade edilmediğinde zarar verici hale geldiğini hatırlattı.</p>
<p>Öfkenin kontrol edilmesi gereken, anlaşılması gereken bir duygu olduğunu ifade eden Dr. Gerçek, "Öfkenin nasıl kontrol edileceğini tespit etmek için önce öfkenin anlaşılması gerekiyor. Ancak giderek artan şekilde öfkenin bastırıldığını ya da uygunsuz biçimlerde dışa vurulduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle öfke odaları, öfkeyi boşaltmanın bir yolu olarak görülmeye başlandı.” diye konuştu.</p>
<p>Uzmanlar, korku evleri ve öfke odalarının kısa süreli heyecan ve rahatlama sunsa da uzun vadede duygusal dengeyi sağlamayacağının altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/korku-evlerinde-adrenalin-ararken-travma-yasanabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/korku-evlerinde-adrenalin-ararken-travma-yasanabilir.webp" type="image/jpeg" length="45159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nden 'anne sütü' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/kayseri-il-saglik-mudurlugunden-anne-sutu-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/kayseri-il-saglik-mudurlugunden-anne-sutu-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı koordinasyonunda, il genelinde doğum hizmeti veren sağlık kuruluşlarında görev yapan personele yönelik düzenlenen “Anne Sütü Danışmanlığı ve Tamamlayıcı Beslenme Eğitimi” programları tamamlandı.KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Şehir Hastanesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde, sağlık personeline anne sütünün önemi, doğru emzirme teknikleri, süt artırma yöntemleri ve tamamlayıcı beslenme süreçleri hakkında hem teorik hem de uygulamalı eğitimler verildi.</p>
<p>Kayseri Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği’nden Doç. Dr. Hümeyra Aslaner, Doç. Dr. Muhammet Kızmaz, Uzm. Dr. Selahattin Kılıç, Yenidoğan Yoğun Bakım Kliniği’nden Doç. Dr. Ahmet Özdemir, Doç. Dr. Osman Baştuğ, Uzm. Dr. Arife Canpolat, Uzm. Dr. Dilek Kafadar ile İl Sağlık Müdürlüğü ÇEKÜS biriminden eğitimciler Gülgün Yılmaz ve Kübra Sırsaklar’ın eğitmenliğinde yürütüldü. ‎<Bu mesaj düzenlendi></p>
<p>Anne sütü, bebeklerin sağlıklı gelişimi için en değerli besin kaynağıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF, bebeklerin ilk 6 ay yalnızca anne sütüyle beslenmesini, sonrasında ise en az 2 yaşına kadar emzirmenin devam etmesini öneriyor. Bu hedeflere ulaşmada, "Bebek Dostu Hastane" uygulamaları ve emzirme danışmanlığı kritik bir rol oynamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Kayseri Şehir Hastanesi, Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Aile Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Hümeyra Aslaner, "Bu eğitimlerle anne sütü ile beslenmenin yaygınlaştırılmasına büyük katkı sağlanmaktadır.  1-7 Ekim Dünya Emzirme Haftası, anne sütü ile beslenmenin önemini vurgulamak ve emzirmeyi teşvik etmek amacıyla kutlanmaktadır. Anne sütü, bebek için en doğal, besleyici ve koruyucu besin kaynağıdır. İçeriğindeki antikorlar sayesinde enfeksiyonlara karşı güçlü bir bağışıklık sağlar, sindirimi kolaydır ve beyin gelişimini destekler. Aynı zamanda anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirir. Bu hafta, hem sağlık profesyonelleri hem de toplumun tüm bireyleri için emzirmenin teşviki, desteklenmesi ve korunması açısından farkındalık oluşturma fırsatıdır. Her bebek anne sütü ile en iyi şekilde büyümeyi hak eder” anlayışıyla, bu tür eğitimlerin daha geniş kitlelere ulaşması hedeflenmektedir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/kayseri-il-saglik-mudurlugunden-anne-sutu-egitimi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 08:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/kayseri-il-saglik-mudurlugunden-anne-sutu-egitimi.webp" type="image/jpeg" length="25329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van Büyükşehir Belediyesi'nden meme kanseri farkındalığına destek]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/van-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/van-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Büyükşehir Belediyesi, insan sağlığına dikkat çekmek amacıyla etkinliklerine devam ediyor. Son olarak kadınların sık yakalandığı meme kanseri konusunda farkındalığı artırmak için de bir program düzenlendi.VAN (İGFA) - Van Büyükşehir Belediyesi ve İpekyolu İlçe Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde, “Erken teşhis hayat kurtarır” sloganıyla “1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında bilgilendirme programı düzenlendi.</p>
<p>Edremit Uygulama Oteli Konferans salonunda düzenlenen etkinliğin açılışında Van Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Konservatuarı sahne aldı. Çeşitli şarkılar seslendiren konservatuvar grubu katılımcılara keyifli anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Programın devamında sağlık uzmanları, meme kanserinde erken teşhisin önemi, tarama süreçleri ve hastalıktan korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle etkinlik sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/van-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligina-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/van-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligina-destek.webp" type="image/jpeg" length="36725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diz ağrılarına yenilikçi çözüm]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/diz-agrilarina-yenilikci-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/diz-agrilarina-yenilikci-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Oktay Nar, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 8. Uluslararası Eklem İçi Tedaviler Sempozyumu’na (ISIAT 2025) katılarak önemli bir bilimsel katkıda bulundu.<p data-end="791" data-start="549">BURSA (İGFA) - Op. Dr. Özgür Oktay Nar, sempozyumun sözlü sunumlar bölümünde gerçekleştirdiği <strong data-end="727" data-start="612">“Diz Osteoartritinde İntraartiküler Poliakrilamid Hidrojel Enjeksiyonları Ağrıyı Azaltır ve Fonksiyonu Artırır”</strong> başlıklı sunumuyla uluslararası katılımcıların dikkatini çekti.</p>
<p><strong data-end="844" data-start="797">Bilimsel Gelişmeleri Türkiye Adına Paylaştı</strong></p>
<p><p data-end="1363" data-start="846">ABD, İngiltere, İspanya, Danimarka ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkeden ortopedi, fizik tedavi ve romatoloji uzmanlarının katıldığı etkinlikte konuşan Dr. Nar, <strong data-end="1046" data-start="1012">diz kireçlenmesi (osteoartrit)</strong> tedavisinde cerrahi dışı yaklaşımlara dair güncel bilgileri paylaştı. Yeni nesil enjeksiyon yöntemlerinden biri olan <strong data-end="1203" data-start="1164">poliakrilamid hidrojel uygulamaları</strong> hakkında deneyimlerini aktaran Dr. Nar, bu yöntemin hastaların ağrılarının azaltılmasında ve hareket kabiliyetlerinin artırılmasında etkili olduğunu vurguladı.</p>
<p><p data-end="1363" data-start="846"><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/25/whatsapp-image-2025-10-21-at-11-22-06-1-1761365819-563-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><p data-end="1363" data-start="846"><strong data-end="1430" data-start="1369">“ISIAT, Bilimsel Paylaşım Açısından Değerli Bir Platform”</strong></p>
<p><p data-end="1540" data-start="1432">Sunumu sonrası değerlendirmelerde bulunan Dr. Özgür Oktay Nar, sempozyumun önemine şu sözlerle dikkat çekti:</p>
<p><blockquote data-end="1914" data-start="1542">
<p data-end="1914" data-start="1544">“ISIAT, dünyanın dört bir yanından ortopedi ve travmatoloji uzmanlarını bir araya getirerek, eklem içi tedavilerdeki en güncel bilimsel gelişmelerin paylaşıldığı saygın bir platform. Türkiye adına bu etkinliğe katkı sunmak, ülkemizin bilimsel temsili açısından gurur verici olduğu kadar, yenilikçi tedavi yaklaşımlarına sunduğumuz perspektif açısından da anlam taşıyor.”
</blockquote></p>
<p><strong data-end="1989" data-start="1920">“Diz Kireçlenmesinde Cerrahi Dışı Çözümler Giderek Yaygınlaşıyor”</strong></p>
<p><p data-end="2149" data-start="1991">Dr. Nar, diz osteoartritinin özellikle ileri yaş grubunda yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen kronik bir rahatsızlık olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>
<p><blockquote data-end="2621" data-start="2151">
<p data-end="2621" data-start="2153">“Günümüzde, cerrahiye başvurmadan uyguladığımız tedavi yöntemleri sayesinde hastalarımızın ağrıları azalıyor, günlük yaşam aktivitelerine daha rahat devam edebiliyorlar. Poliakrilamid hidrojel gibi enjeksiyon uygulamaları, eklem sıvısının fonksiyonunu destekleyerek sürtünmeyi azaltıyor ve hareket kabiliyetini artırıyor. Bu tür bilimsel etkinliklerin artması, bu tedavi yöntemlerinin daha geniş hasta gruplarında etkili bir şekilde uygulanmasına katkı sağlayacaktır.”
</blockquote></p>
<p><p data-end="2821" data-start="2623">Dr. Nar, ISIAT 2025’te edindiği deneyimlerin, mesleki bilgi birikimine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, benzer uluslararası platformlarda ülkemizi temsil etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/diz-agrilarina-yenilikci-cozum</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 07:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/diz-agrilarina-yenilikci-cozum.webp" type="image/jpeg" length="56026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bazı kalp krizleri hissedilmeyebiliyor!]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/bazi-kalp-krizleri-hissedilmeyebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/bazi-kalp-krizleri-hissedilmeyebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gizli kalp krizlerinin, çok da seyrek görülmediğini belirten uzmanlar, sessiz iskemi (dokuya olan kan akışının azalması ve dokunun oksijen ihtiyacının karşılanamaması durumu) olarak adlandırılan bu durumda, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma gibi belirtiler görülmeyebildiğini söyledi.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong> Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskemi olarak da bilinen, göğüs ağrısı gibi belirti vermeden ilerleyebilen kalp krizleri ile bu durumun riskleri ve fark edilme yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Gizli kalp krizinin, sessiz iskemi olarak da değerlendirildiğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bir kalp krizi oluştuğunda, normal şartlar altında, çoğu insanda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar” dedi. Söz konusu bu durumun, bayılma, şuur kaybı veya ani kalp durmasına da neden olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Baltalı, “Ancak bazı vakalarda bunların hiçbiri görülmez. Kişi normal ayakta kalp krizini geçirir ve herhangi bir sıkıntı veya şikâyet hissetmez” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>SESSİZ İSKEMİ ÇOĞUNLUKLA EKO VEYA EKG ÇEKİLDİĞİNDE FARK EDİLEBİLİYOR</strong></p>
<p>Normal kalp krizinde şiddetli göğüs ağrısı görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bu ağrı, çoğunlukla sola kola veya alt çeneye yayılır. Ancak sessiz, gizli kalp krizinde veya sessiz iskemi olarak adlandırılan durumda, bu belirtilerin hiçbiri görülmez” dedi.</p>
<p>Kişinin tüm bu süreci fark etmeden, normal hayatını sürdürebildiğini ifade eden Prof. Dr. Baltalı, “Sessiz iskemi çoğunlukla bir EKO veya EKG çekildiğinde fark edilebilir. Sessiz iskeminin görülme sıklığı oldukça yüksektir. Çok seyrek bir hadise değildir ve yaklaşık yüzde 20 civarında görülür. Sessiz iskemi, şikâyeti olmayan bir durumdur. Peki, iskemi nedir? İskemi, kalbin ihtiyacı olan kan veya oksijenin, damarlardaki darlık veya tıkanıklık nedeniyle yeterince ulaşamamasıdır. Bir iş yaparken, yürürken veya koşarken kalp pompalama görevini yerine getirir. Eğer kalbin ihtiyacı olan kan veya oksijen yeterince ulaşamazsa, iskemi oluşur ve bu durum daha sonra göğüs ağrısı veya diğer belirtilerle kendini gösterebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>EN AYIRT EDİCİ ÖZELLİĞİ GÖĞÜS AĞRISININ OLMAMASI! </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Sessiz iskeminin en sık görüldüğü hasta grubunun, şeker hastaları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Şeker hastalarında sinirler zarar görebilir ve bu nedenle kişiler herhangi bir belirti hissetmeyebilir” dedi.</p>
<p>Sessiz iskemi esnasında kişinin normal yaşamına devam edebildiğini aktaran Prof. Dr. Baltalı, “Ancak kalp pompalama fonksiyonu bozulduğunda, kalp yetmezliği ortaya çıkabilir ve bu durum nefes darlığı, çarpıntı gibi diğer bulgularla kendini gösterebilir. Sessiz iskeminin en ayırt edici özelliği göğüs ağrısının olmamasıdır. Kişi üç kat merdiven çıktıktan veya birkaç basamak çıktıktan sonra nefes darlığı hissedebilir” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/bazi-kalp-krizleri-hissedilmeyebiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/bazi-kalp-krizleri-hissedilmeyebiliyor.webp" type="image/jpeg" length="62113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilimsel olmayan ilk yardım hayati risk taşıyor]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/bilimsel-olmayan-ilk-yardim-hayati-risk-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/bilimsel-olmayan-ilk-yardim-hayati-risk-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi'nden Dr. Evre Yılmaz, doğru ilk yardım uygulamalarının yaşamsal önemi hakkında uyarılarda bulundu. Yanık bölgesine diş macunu sürülmemesi, nöbetlerde ağız açılmaması ve zehirlenmelerde hastanın kusturulmaması gerektiğini vurguladı.<strong>KONYA (İGFA) - </strong>İlk yardım, doğru ve etkin yapıldığında kişinin hayatta kalmasını sağlarken, yanlış uygulandığında ise ikinci bir yaralanmaya veya kalıcı sakatlıklara neden olabiliyor.</p>
<p>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Evre Yılmaz, ilk yardımın mutlaka eğitim almış kişiler tarafından uygulanması gerektiğini belirterek önemli bilgiler aktardı.</p>
<p>İlk yardımın, acil durumlarda insan hayatını koruyacak basit ama etkili girişimlerle hızlı biçimde uygulanması gerektiğini belirten KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Evre Yılmaz, “İlk yardım becerisi, acil durumlarda insan hayatını koruyacak basit ama etkili girişimlerin hızlı şekilde uygulanmasını gerektiriyor. Halk arasında yaygın olarak kabul gören, bilimsel temeli zayıf veya yanıltıcı olan bazı uygulamalar, yardımda bulunulan insanlara hem zarar verebiliyor hem de zaman kaybına neden olabiliyor.</p>
<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/23/3-87-1761211921-777-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p>Örneğin; birçok kişi yanık bölgesine tereyağı, yağ ya da evde hazırlanan merhemler sürmenin yararlı olacağını düşünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Nöbet geçiren birinin ağzını açmaya çalışmanın, ayılması için soğan gibi keskin kokular koklatmanın ya da ellerini açmaya çalışmanın en sık yapılan hatalardan biri olduğunu söyleyen Yılmaz; “Nöbet geçiren birinin ağzını açmaya çalışmak, ayılması için soğan gibi keskin kokular koklatmak ya da ellerini açmaya çalışmak en sık yapılan hatalardan biridir. Bir kişi nöbet geçiriyorsa, bu tür davranışlardan uzak durmak gerekiyor. Bunun yerine, kişinin baş bölgesi korunarak kendine zarar vermesi önlenmeli, kasılmaların bitmesi beklenmeli ve vakit kaybetmeden ambulans çağrılmalıdır” dedi.</p>
<p>Zehirlenme durumunda zehrin kesinlikle ağız yoluyla çıkarılmaması gerektiğine dikkat çeken Yılmaz; “Zehirlenme vakalarında halk arasındaki en yaygın inanış, etken maddenin ağız yoluyla çıkarılmasıdır. Zehirli maddenin ele temas etmesi durumunda eller bol sabunlu su ile yıkanmalı ve zehirlenen kişi kesinlikle kusturulmaya çalışılmamalıdır. Özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda hasta asla kusturulmamalıdır. Bu durum özofagus ve solunum yollarında ek yaralanmalara neden olabilir. Zehirlenme durumunda da acil tıbbi yardım istenmelidir” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Yılmaz; "Yılan soktuğunda yarayı kesip emmek kesinlikle yanlıştır. Bu uygulama, bulaşıcı hastalık riski de taşır. Böcek ya da yılan sokmalarında, sokulan bölgenin kesilerek kanatılması veya kanın emilip tükürülmesi, işlemi yapan kişiye enfeksiyon bulaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, böcek sokmalarında etkilenen bölgenin su ve sabunla temizlenmesi gerekir. Kaşıntı ve ağrının azaltılması için de buz ile soğuk uygulama yapılabilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/bilimsel-olmayan-ilk-yardim-hayati-risk-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/bilimsel-olmayan-ilk-yardim-hayati-risk-tasiyor.webp" type="image/jpeg" length="62526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kekemelik utanılacak değil, anlaşılması gereken bir durum]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/kekemelik-utanilacak-degil-anlasilmasi-gereken-bir-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/kekemelik-utanilacak-degil-anlasilmasi-gereken-bir-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu, kekemeliğin psikolojik değil genetik ve nörolojik nedenlerden kaynaklandığını belirtti. Erken müdahale ile tedavinin önemini vurgulayan Mutlu, toplumsal önyargılara dikkat çekerek, akıcı konuşma ve özgüven için terapilerin rolünün büyük olduğunu söyledi.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu, kekemelikle ilgili yanlış bilinenlere ve toplumsal önyargılara dikkat çekti.</p>
<p>Genellikle 2–5 yaş arasında başlayan bu konuşma bozukluğunun temelinde psikolojik değil, genetik ve nörolojik faktörlerin bulunduğunu vurgulayan Mutlu, “Kekemelik bir taklit ya da heyecanın sonucu değildir” dedi.</p>
<p><strong>GEÇER DİYE BEKLEMEK EN BÜYÜK HATA</strong></p>
<p>Kekemeliğin yüzde 75–80 oranında kendiliğinden geçme ihtimali olsa da, bu durumun erken müdahaleyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Mutlu, “En büyük hata ‘nasıl olsa geçer’ diye beklemektir. Her geçen ay, kalıcı hale gelme riskini artırır. Bu nedenle çocuklar mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmeli ve gerekiyorsa terapi süreci başlatılmalıdır” diye konuştu.</p>
<p><img height="1125" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/22/dil-ve-konusma-terapisti-burcin-mutlu-2-1761120641-207-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p>Kekemeliğin yalnızca konuşma akıcılığı ile ilgili olmadığını, sosyal ve duygusal yönleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mutlu, özellikle okullarda yaşanan akran zorbalığının çocukları sessizliğe ittiğine dikkat çekerek, “Sınıfta söz isteyen çocuğun gülüşmelerle karşılaşması, kekeme bireyin iş görüşmesinde cümlesinin yarıda kesilmesi, kekemelikten değil önyargılardan kaynaklanır. Bu bireyler kelimelerle değil, sabırsız dinleyicilerle mücadele ediyor. Kekemeliğin en tehlikeli sonucu ‘konuşamamak’ değil, ‘konuşmamayı tercih etmektir.’” dedi.</p>
<p>Okul ortamında öğretmenlerin farkındalığının, çocukların akran zorbalığına karşı korunmasında kritik rol oynadığını ifade eden Mutlu, “Kekemeliği alay konusu değil, öğrenme fırsatına dönüştüren sınıflar çocuklara hem özgüven kazandırır hem de topluma insanlık dersi verir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Burçin Mutlu, kekemelik terapilerinin bireye özel planlandığını ve sadece akıcılığı değil, kişinin konuşma anına duyduğu güveni de güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi.</p>
<p><strong>DESTEK VERMEK İSTEYENLER İÇİN 4 TEMEL ÖNERİ</strong></p>
<p>Kekemelikle yaşayan bireylere yardımcı olmak isteyenlerin şu noktalara dikkat etmesi gerektiğini vurguladı:</p>
<p><ul>
 <li>Ne söylediğine odaklanın, nasıl söylediğine değil.</li>
 <li>Cümlesini bitirmesi için zaman tanıyın.</li>
 <li>Göz teması kurun, onu dinlediğinizi hissettirin.</li>
 <li>Kekemelikten bahsetmekten kaçınmayın, duygusal destek önemlidir.</li>
 <li>Kişiye özel terapi ile güven yeniden inşa ediliyor</li>
</ul></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/kekemelik-utanilacak-degil-anlasilmasi-gereken-bir-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/kekemelik-utanilacak-degil-anlasilmasi-gereken-bir-durum.webp" type="image/jpeg" length="38330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soğuyan hava kalbin yükünü artırıyor! Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Serinleyen hava; damarların daralmasına, kan basıncının yükselmesine ve kolesterol seviyelerinin artmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, havanın soğumasıyla kalbin iş yükünün arttığına dikkati çekerek, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, serin havada tempolu yürüyüşler yapmak, sofrayı mevsime uygun sebze ve meyvelerle renklendirmek, gribin kalbe bindireceği yükü önleyebilecek grip aşısını olmak ve porsiyon kontrolünü gözetmenin çok kıymetli olduğunu söyledi.</p>
<p>"Sonbaharı bir tehdit değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak için bir fırsat olarak görmeliyiz" diyen Prof. Dr. Koylan, kalbe yapılan her küçük yatırım, uzun vadede sağlıklı ve kaliteli bir yaşam olarak geri döneceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><strong>TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ GRİP AŞISINI ÖNERİYOR</strong></p>
<p>Soğuk havalarla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Koylan, “Grip gibi hastalıklar vücutta ciddi bir iltihaplanma oluşturur ve bu durum özellikle mevcut bir kalp rahatsızlığı olan kişilerde kalp krizi veya felç riskini önemli ölçüde tetikler. Bu tehlikeye karşı ise en etkili kalkan aşıdır. Türk Kardiyoloji Derneği’nin de aralarında bulunduğu dünya genelindeki sağlık otoriteleri, kalp hastalarının her sonbahar grip aşısı olmasını şiddetle tavsiye eder. Grip aşısı olmak sadece gripten korunmayı değil, aynı zamanda gribin kalbe yükleyebileceği ağır yükten korunmayı da sağlar” diye konuştu.</p>
<p><img height="484" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/21/1761028851-asm-nevrezkoylan-gorseli-1761042438-613-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p><strong>HAFTADA EN AZ İKİ PORSİYON BALIK TÜKETİLMELİ</strong></p>
<p>Yazın hafifliğinin ardından gelen sonbaharın doyurucu ve sıcak yemeklerini doğru tercihlerle kalp sağlığı için bir avantaja çevirebiliriz diyen Prof. Dr. Koylan, “Balkabağı ve tatlı patates potasyum ve lif açısından oldukça zengin besinlerdir. Amerikan Kalp Derneği, potasyumun kan basıncını dengelemede sodyumun olumsuz etkilerini azalttığını, lifin ise kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu vurguluyor. Sonbahar aynı zamanda palamut ve lüfer gibi yağlı balıkların en lezzetli olduğu dönemdir. Bu balıkların içerdiği omega-3 yağ asitleri trigliserit seviyelerini düşürür, damar plak oluşumunu yavaşlatır ve kan basıncını düzenleyerek kalp sağlığını destekler. Bu nedenle haftada en az iki porsiyon yağlı balık tüketilmesi önerilir. Ayrıca mevsimin taze meyveleri nar, elma ve armut; antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindir. Özellikle narın damar sağlığını koruyucu etkilerini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma mevcut” dedi.</p>
<p>Bunaltıcı sıcakların geride kalmasının egzersiz için mükemmel bir fırsat sunduğunu ifade eden Koylan, “Düzenli fiziksel aktivite kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve stresi azaltır. Sararmış yaprakların üzerinde, serin ve temiz havada yapılacak 30 dakikalık bir yürüyüş hem ruhu hem de kalbi besler. Bu, kan basıncını ve kolesterolü düzenlemenin en kolay yollarından biridir. Yağmurlu ve soğuk günlerde de internet üzerinden ulaşılabilen yoga, pilates veya düşük etkili kardiyo videoları sayesinde ev konforunda da aktif kalmak mümkün yeter ki istikrarını koruyun” dedi.</p>
<p><strong>D VİTAMİNİ TAKVİYESİ GEREKEBİLİR</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte vücuttaki D vitamini üretiminin de azaldığını belirten Koylan, “Araştırmalar, D vitamini eksikliğinin yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve diğer kardiyovasküler hastalık riskleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle öncelikle bir kan tahlili ile D vitamini seviyesini öğrenmek ardından doktor önerisiyle takviye kullanmak kalp sağlığı açısından fark yaratabilir. Bunun yanında somon gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerini beslenme planınıza ekleyebilirsiniz. Ayrıca güneşli günlerde öğle saatlerinde 15-20 dakika yüzünüzü ve kollarınızı güneşe göstermeyi de ihmal etmeyin” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali.webp" type="image/jpeg" length="82692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınların yalnızca yüzde 45’i meme kanseri belirtilerini tanıyor]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/kadinlarin-yalnizca-yuzde-45i-meme-kanseri-belirtilerini-taniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/kadinlarin-yalnizca-yuzde-45i-meme-kanseri-belirtilerini-taniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7 ülkeden 7 binden fazla kadının katıldığı araştırma kadınların meme sağlığına dair çarpıcı verileri ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre; kadınların yalnızca yüzde 45’i meme kanserinin belirtilerini tanırken sadece yüzde 28’i yılda bir kez meme kontrolü için bir sağlık uzmanına başvuruyor.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Avon, kişisel bakım rutininin bir parçası olarak kadınları kendi kendine meme muayenesi yapmaya teşvik ederek, düzenli kontrollerin önemini vurguluyor. Bugüne kadar dünya genelinde meme kanseriyle mücadeleye 951 milyon doların üzerinde bağışta bulunarak, 180 milyon kişinin bu konuda eğitilmesine yardımcı oldu ve 20 milyon taramayı destekledi.*</p>
<p>Avon, evden çıkmadan önce yalnızca bir dakikanı ayırarak kendi kendine meme muayenesi yapmanın, erken teşhis için büyük fark yaratabileceğinin altını çizerek, The Boob Census Araştırması ile kadınların meme sağlığı konusundaki alışkanlıklarını ve farkındalık düzeylerini ortaya koydu.</p>
<p><strong>SON BİR AYDA KENDİ KENDİNE MEME KONTROLÜ YAPAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 36’YA YÜKSELDİ</strong></p>
<p>The Boob Census Araştırması, kadın sağlığı alanındaki çalışmaların önemini bir kez daha ortaya çıktı.</p>
<p>Araştırmaya göre kadınların yalnızca yüzde 45’i meme kanserinin belirtilerini fark etme konusunda kendini güvende hissediyor ve sadece yüzde 28’i yılda bir kez meme kontrolü için bir doktora başvururken, son bir ay içinde memelerinde herhangi bir değişiklik olup olmadığını kontrol eden kadınların oranı 2023’te yüzde 25 iken 2024’te bu rakam yüzde 36’ya çıktığı, yaş gruplarına bakıldığında da 35-44 yaş arası kadınlar, yüzde 31’lik oranla en sık kontrole giden grup olarak dikkat çektiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Araştırmaya göre, uzmanlar tarafından yapılan yıllık meme kontrollerinin oranları ülkeler arasında da farklılık gösterdi.</p>
<p>2024 yılında İtalya’da kadınların yüzde 30’u, Romanya’da ise yüzde 24’ü düzenli olarak yıllık meme kontrolü yaptırdığı, genel olarak kadınların yüzde 26’sı yılda bir kez meme muayenesi yaptırdığı belirtilirken, buna karşın, araştırma olumlu gelişmeleri de beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/kadinlarin-yalnizca-yuzde-45i-meme-kanseri-belirtilerini-taniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/kadinlarin-yalnizca-yuzde-45i-meme-kanseri-belirtilerini-taniyor.webp" type="image/jpeg" length="56330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Büyükşehir'den kimliksiz ve ücretsiz test hizmeti]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/izmir-buyuksehirden-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/izmir-buyuksehirden-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kimlik bilgisi paylaşımı olmadan ve sosyal güvence aranmadan ücretsiz olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testi yaparak önemli bir sağlık hizmeti sunuyor. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile başlatılan çalışma kapsamında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmeti de veriliyor.<strong>İZMİR (İGFA) - </strong>Konak Kemeraltı bölgesinde yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi; HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz testlerini ücretsiz olarak yapıyor. Gizlilik esasıyla çalışan merkezde, danışanların kimlik bilgileri alınmıyor ve herhangi bir sosyal güvence de aranmıyor.</p>
<p>Parmak ucundan alınan bir damla kan ile yapılan testin sonucu, yaklaşık 20 dakika içinde kişiye bildiriliyor. İlk tanı testi sonucuna göre pozitif şüphesi duyulan hasta, hastanelere yönlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen çalışma, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmetini de kapsıyor. Uzman sağlık personelinin verdiği danışmanlık hizmeti, testi yaptıran kişilerin sorularını yanıtlayarak erken teşhis ve tedavi sürecine destek oluyor. Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ile ilgili detaylı bilgi ve randevu almak için 0232 294 22 47 numaralı telefon aranabiliyor.</p>
<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/21/21-10-2025-a24bb576-28e5-4dde-9633-49c41ae36ddf-1761029079-590-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><strong>20 DAKİKADA SONUÇ ALINIYOR</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi’nde danışman olarak görev yapan Derya Baştürk, “Kendini risk altında gören danışanlar, bu merkeze hiçbir sosyal güvencesi olmadan, kimlik bilgilerini vermeden gelebilir. Burada anonim olarak testlerini yaptırıp enfeksiyonlar hakkında danışmanlık alabilirler. 0232 294 22 47 numaralı telefon üzerinden yine kimlik bilgisi verilmeden randevu alınabiliyor. Randevu saatinde merkeze geldiklerinde 20 dakikada testlerini yaptırıp danışmanlık almış oluyorlar. Merkezimizde, tıpkı hastanelerde de yapıldığı gibi ilk tanı testini yapıyoruz. Pozitif şüphesi duyulan danışanları, hastanelere yönlendiriyoruz. İleri tetkiklerle doğrulama aşaması ve tedavi süreci danışanın seçtiği hastaneler tarafından takip ediliyor” dedi.</p>
<p>Danışanın anonim olması dolayısıyla ilk tanı testi sonuçlarının herhangi bir sağlık sisteminde yer almadığını belirten Baştürk, “Danışanın testi negatif de olsa pozitif de olsa kimlik bilgileri yer almıyor. İlk tanı testi negatif çıkan danışana pozitif olmamak için neler yapılması gerektiğini, korunma yöntemlerini anlatıyoruz. Pozitif şüphesi var ise danışanı hastanelere yönlendiriyoruz ve seçtiği hastanede doğrulaması yapılarak tedavisine başlatılıyor. Kendinden şüphe duyan herkesi HIV, hepatit C, hepatit B ve sifiliz testi yaptırmaya davet ediyoruz” diye konuştu. Göçmenlerin de merkezde test yaptırdığını kaydeden Baştürk, göçmen danışanları bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına yönlendirdiklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/izmir-buyuksehirden-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/izmir-buyuksehirden-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti.webp" type="image/jpeg" length="94001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, kemik erimesinin (osteoporoz) sıklıkla sırt bölgesinde belirgin kemik ağrısıyla kendini gösterdiğini, ancak bazı hastalarda sinsi ilerleyerek belirti vermeden ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kemik erimesinde en sık ve erken karşılaşılan yakınmanın daha çok sırt bölgesinde ortaya çıkan belirgin kemik ağrısı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, bazı hastalarda ise hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyebildiğini kaydetti.</p>
<p>Menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki erkeklerin risk grubunda olduğunu vurgulayan Akman, erken teşhis ve düzenli kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><strong>KİMLER RİSK ALTINDA?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Akman, kemik yapımı ile yıkımı arasındaki dengenin bozulması ve düşük kemik kütlesinin osteoporoza yol açtığını ifade ederek, risk faktörlerini; menopoz sonrası kadınlar ve erken/cerrahi menopoz, ileri yaş ve kadın cinsiyet, genetik yatkınlık, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hareketsiz yaşam ve az güneş ışığına maruz kalma, kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı, endokrinolojik bozukluklar, bağırsak emilim sorunları, romatizmal hastalıklar, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları olarak sıraladı.</p>
<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/prof-dr-nafiz-akman-1760975015-293-x750.png" width="750" /></p>
<p>Akman, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediğini, en sık ve erken belirtinin sırt bölgesinde yaygın kemik ağrısı olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle boy kısalması ve sırtta kamburlaşma görüldüğü, kırıklar oluştuğunda ani, şiddetli ağrı ortaya çıktığını söyledi.</p>
<p>Tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de aylaşan Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, “Son yıllarda çöken omura çimento enjeksiyonu ile hızlı rahatlama sağlanıyor. Ayrıca korse, ağrı kesiciler, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Akman, osteoporozun yol açtığı kırıkların ve yaşam kalitesindeki düşüşün önüne geçmek için şu önerilerde bulundu:</p>
<p><ul>
 <li>Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme,</li>
 <li>Düzenli egzersiz ve postür koruyucu çalışmalar,</li>
 <li>Günde 20-40 dakika tempolu yürüyüş,</li>
 <li>Denge bozuklukları için özel tedavi,</li>
 <li>Evde düşmeye neden olabilecek objelerin kaldırılması ve iyi aydınlatma.</li>
</ul></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="35349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir erken tanı farkındalığı da Sakarya'dan]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/bir-erken-tani-farkindaligi-da-sakaryadan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/bir-erken-tani-farkindaligi-da-sakaryadan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Sevdikleriniz İçin, Kendiniz İçin: Bir Kontrol Bir Hayat” başlıklı farkındalık konferansında konuşan Prof. Dr. Havva Belma Koçer, “Meme kanserinden ölümleri azaltmanın ve kaliteli bir yaşam sürmenin en etkili yolu erken tanı ve tedavidir” diyerek düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını vurguladı.<strong>SAKARYA (İGFA) - </strong>Sakarya Büyükşehir Belediyesi, meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla “Sevdikleriniz İçin, Kendiniz İçin: Bir Kontrol Bir Hayat” başlıklı bir konferans düzenlendi.İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyledüzenlenen konferans Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p>Konferansa konuşmacı olarak katılan Özel Beyhekim Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Havva Belma Koçer, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Havva Belma Koçer, meme kanserinin erken tanı ile tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, “Erken teşhis edildiğinde hastalar sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam edebilir. Meme kanserinde ölüm oranını düşürmenin ve kaliteli yaşam elde etmenin en iyi yolu erken tanı ve tedavidir. Erken tanı hayat kurtarır” dedi.</p>
<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/4-58-1760962635-466-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p>Prof. Dr. Koçer, dünya genelinde her 8 kadından birinin yaşamının bir döneminde meme kanserine yakalandığını belirtti. Kadınlarda görülen kanser ölümlerinin %13,7’sinin meme kanserinden kaynaklandığını ifade eden Koçer, bu hastalığın hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde en sık görülen kanser türü olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>EN İYİ TEDAVİ BU KANSER TÜRÜNDE</strong></p>
<p>Meme kanseri görülme oranının arttığını ancak erken tanı ve etkili tedavi sayesinde ölüm oranlarının azaldığını vurgulayan Koçer, “Dünya genelinde tıbbın en iyi tedavi ettiği kanser türlerinden biri meme kanseridir” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Kanser riskini düşüren önerilerde bulunan Prof. Dr. Koçer, “İdeal kilonun korunması,bol sebze ve meyve tüketimi,tam tahıllı ve düşük hayvansal yağ içeren beslenme,tavuk, balık, yumurta ve hindi eti tüketimi,kızartma yerine ızgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi ve haftada en az 150 dakika düzenli egzersiz yapılması kanser riskini düşüyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/bir-erken-tani-farkindaligi-da-sakaryadan</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/bir-erken-tani-farkindaligi-da-sakaryadan.webp" type="image/jpeg" length="39474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Yenişehir'de 'erken teşhis' farkındalığı]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/bursa-yenisehirde-erken-teshis-farkindaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/bursa-yenisehirde-erken-teshis-farkindaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'da Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza attı.<strong>BURSA (İGFA)  -  </strong>Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin öncülüğünde düzenlenen programda, meme kanserine karşı toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Programda ebe ve doktorlar tarafından yapılan bilgilendirme sunumlarıyla kadınlara erken teşhisin önemi aktarıldı. Etkinliğe katılan kadınlar, pembe kıyafetleriyle farkındalık oluşturdu.</p>
<p>Etkinlik, dayanışma ve moral dolu kadınlar matinesiyle sona erdi. Katılımcılar, hem bilgi edindi hem de birlikte keyifli vakit geçirerek farkındalık mesajı verdi. Yenişehir’de meme kanserine karşı verilen bu anlamlı mesaj, katılımcıların duyarlılığıyla güçlü bir farkındalık örneğine dönüştü.</p>
<p>Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, programın toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Kadınlarımızın sağlığı bizim için her şeyden önemli. Bu tür farkındalık etkinlikleriyle erken teşhisin önemine dikkat çekmek, hayat kurtarmak demektir. Emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza ve Kent Konseyi Kadın Meclisimize teşekkür ediyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/bursa-yenisehirde-erken-teshis-farkindaligi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/bursa-yenisehirde-erken-teshis-farkindaligi.webp" type="image/jpeg" length="66371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da kırsal sağlığa destek]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/manisada-kirsal-sagliga-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/manisada-kirsal-sagliga-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya verdiği desteği sürdürerek, halk ve hayvan sağlığını tehdit eden kene vakalarına karşı da harekete geçti.<strong>MANİSA (İGFA) - </strong>Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Yunusemre İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde ‘Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvanların Dış Parazitler Yönünden Korunması Projesi’ uygulanmaya konuldu. Proje kapsamında Pelitalan, Müslih ve Örencik Mahallelerinde aktif hayvancılık yapan 96 işletme tek tek ziyaret edildi.</p>
<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/kkka-riskine-karsi-buyuksehir-den-yuntdagi-ureticilerine-ilac-ve-egitim-destegi-3-1760960264-19-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p><b>ÜRETİCİLERE İLAÇLARI TESLİM EDİLDİ</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Üreticilerin maliyetlerini düşürmeyi ve hayvanlarını korumayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, bu işletmelere toplam 93 adet 100 mililitrelik ve 90 adet 500 mililitrelik olmak üzere yüksek miktarda antiparaziter preparat teslim etti. Dağıtımın hemen ardından, Yunusemre İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri tarafından yetiştiricilere ilaçların doğru ve etkili kullanımı konusunda detaylı eğitimler verildi. Bu eğitimlerde, ilaçlama zamanları, uygulama yöntemleri ve KKKA hastalığının hayvanlardan insanlara geçişini önleme yolları hakkında bilgiler paylaşıldı.</p>
<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/kkka-riskine-karsi-buyuksehir-den-yuntdagi-ureticilerine-ilac-ve-egitim-destegi-1-1760960269-360-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/manisada-kirsal-sagliga-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/manisada-kirsal-sagliga-destek.webp" type="image/jpeg" length="68398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEÜ’den ücretsiz ve dijital destekli tedavi]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/deuden-ucretsiz-ve-dijital-destekli-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/deuden-ucretsiz-ve-dijital-destekli-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor.<strong>İZMİR (İGFA) - </strong>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortodonti Ana Bilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda dijital teknolojileri etkin biçimde kullanarak hastalara ileri tedavi çözümleri sunuyor. Özel hastanelerde maliyeti 1 milyon TL’yi aşan yarık dudak ve damak hastalığının tedavisi Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Dijital teknolojiden aktif biçimde yararlanan Ana Bilim Dalı’nda, hasta kayıtları üç boyutlu (3D) fotoğraflar elde etmek amacıyla yüz tarayıcılarıyla yapılırken, konvansiyonel yöntemlerin yanı sıra aparey tasarımları da dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan bu apareylerin birçoğu, 3D yazıcılar aracılığıyla fakülte bünyesinde üretiliyor.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı ile yürütülen multidisipliner çalışmalar kapsamında yalnızca yarık dudak ve damak hastaları değil; travma hastaları, çene eklemi problemleri yaşayan bireyler ve ortognatik cerrahi gerektiren hastalar da tedavi ediliyor. Özellikle ortognatik cerrahi vakalarında kullanılan cerrahi splintler, gelişmiş cerrahi simülasyon programları aracılığıyla dijital olarak hazırlanıp fakültede üretiliyor.</p>
<p>Yılda yaklaşık 700 ila 1000 bebekte görülen ve özel hastanelerde tedavi maliyeti dudak uçuklatan yarık dudak ve damak anomalilerinin tedavisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>
<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-1760954427-112-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><b>“YARIK DUDAK VE DAMAK, YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”</b></p>
<p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezinden Prof. Dr. Candan Efeoğlu, hastalığın tedavisi için yeterli ekipman ve güçlü bir ekibe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, “Yarık dudak ve damak, doğuştan görülen yüz ve çene bölgesi anomalileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Bu durum hem estetik görünümü hem de çiğneme, konuşma ve solunum gibi temel fonksiyonları etkileyerek bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilmektedir. Özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu olgularda, çene kemiklerinin büyümesini ve yeniden şekillenmesini sağlayan distraksiyon osteogenezisi yöntemiyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bu ileri düzey tedavi yöntemi, yüksek teknoloji, deneyim ve multidisipliner bir ekip çalışması gerektirir. Bu nedenle, ülkemizde bu tür uygulamaların gerçekleştirildiği merkezlerin sayısı oldukça sınırlıdır,” dedi.</p>
<p><b>“DEÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE OLAN TALEP HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”</b></p>
<p>Yarık dudak-damak hastalarının tedavisinin kamuda sınırlı sayıda merkezde özel sektörde ise yüksek maliyetlerde yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Candan Efeoğlu, DEÜ’nün bu alandaki toplumsal katkısına dikkat çekti.</p>
<p>Efeoğlu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:</p>
<p>“Kullanılan titanyum apareyler, cerrahi ekipmanlar, anestezi ve ameliyathane giderleri ciddi maddi yük oluşturur. Ayrıca tedavi süresinin bir buçuk ila iki yıl arasında sürmesi, toplam maliyeti daha da artırmaktadır. Yarık dudak-damak hastalarının büyük bir kısmının düşük sosyoekonomik koşullara sahip olması, bu yüksek maliyetli tedavilere erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne olan talebi her geçen gün artırmaktadır.”</p>
<p><b>“DİSTRAKSİYON OSTEOGENEZİ İLE BAŞARILI SONUÇLAR ELDE EDİYORUZ”</b></p>
<p>Ortodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal ise, yarık dudak ve damak anomalilerinin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirterek, “Bu hastaların tedavisinde özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu vakalarda ağız içi ve ağız dışı Distraksiyon Osteogenezi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler, çene kemiklerinin büyümesini sağlayarak hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sunmaktadır. Ancak bu ileri düzey tedavi yaklaşımlarının uygulandığı merkezlerin sayısı ülkemizde oldukça sınırlıdır,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“DENEYİM VE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİRİYORUZ”</b></p>
<p>Doç. Dr. Yurdakal, tedavi sürecinin multidisipliner iş birliği gerektirdiğini vurgulayarak, “Üniversitemizde gerek ağız içi gerekse ağız dışı distraksiyon osteogenezi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Candan Efeoğlu liderliğinde, Doç. Dr. Anıl Özyurt ve Doç. Dr. Kübra Öztürk ile birlikte ekip çalışmasıyla uygulanmaktadır. Prof. Dr. Efeoğlu’nun bilgi ve tecrübesi gerek hastalarımız gerekse uzmanlık eğitimi alan asistanlarımız açısından son derece kıymetlidir. Bu tecrübeyi teknoloji ile birleştirdiğimizde çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz,” dedi.</p>
<p>DEÜ Ortodonti Ana Bilim Dalı’nın amacının hem ileri tedavi yöntemleriyle hastalara en uygun çözümleri sunmak hem de bu bilgi birikimini geleceğin hekimlerine aktarmak olduğunu belirten Yurdakal, “Bir çocuğun ya da yetişkinin hayatına dokunmanın öneminin farkındayız. Hedefimiz, teknolojiyi etkin biçimde kullanarak en iyi tedaviyi sunmak ve hekim açığının bulunduğu bu alanda modern tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmasını sağlamaktır,” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/deuden-ucretsiz-ve-dijital-destekli-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/deuden-ucretsiz-ve-dijital-destekli-tedavi.webp" type="image/jpeg" length="66952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Beylikdüzü’nde erken teşhise vurgu yapıldı]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/istanbul-beylikduzunde-erken-teshise-vurgu-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/istanbul-beylikduzunde-erken-teshise-vurgu-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen Halk Sağlığı Günleri kapsamında “Rahim Ağzı Kanserine Dur! Diyoruz” semineriyle erken teşhisin ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekildi.<strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong> İstanbul Beylikdüzü Belediyesi, halk sağlığı bilincini artırmak ve kadınlarda erken teşhisin önemine vurgu yapmak amacıyla “Rahim Ağzı Kanserine Dur! Diyoruz” başlıklı bir farkındalık semineri düzenledi.</p>
<p>Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen seminere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programda konuşmacı olarak yer alan Dr. Ahmet Akgün, rahim ağzı kanseri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşarak erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p>Dr. Akgün, özellikle düzenli olarak yapılan smear testlerinin ve HPV aşısının bu kanser türüne karşı en etkili korunma yöntemleri arasında yer aldığını dile getirdi. Seminer kapsamında ayrıca, katılım sağlayan kadınlara ücretsiz smear testi yaptırabilmeleri için yönlendirmeler de yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/beylikduzu-nde-rahim-agzi-kanserine-karsi-farkindalik-semineri-4-1760948029-790-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/istanbul-beylikduzunde-erken-teshise-vurgu-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/istanbul-beylikduzunde-erken-teshise-vurgu-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="53151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğunuzun dişleri sizce kaç yaşında?]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/cocugunuzun-disleri-sizce-kac-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/cocugunuzun-disleri-sizce-kac-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş yaşı, çocuğun gelişimi hakkında önemli ipuçları veriyor. Uzmanlar, çocuğunuzun dişlerinin yaşı ile ilgili önemli bilgiler paylaştış.<strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Süt dişlerinin çıkması ve ardından yerlerini daimi dişlere bırakması; her çocukta farklı zamanlarda gerçekleşen, büyüme ve gelişimle paralel ilerleyen doğal bir süreçtir.</p>
<p>Bebeklerde ilk süt dişleri genellikle altıncı ay civarında ağızda görülmeye başlarken, kalıcı dişler çoğunlukla altı yaş civarında sürer. Ancak aynı yaş grubundaki çocuklar arasında bile bu süreçte belirgin farklılıklar görülebilir.</p>
<p>Bu noktada “diş yaşı” kavramı, hem ağız ve diş sağlığı hem de genel gelişim hakkında önemli bilgiler sunar.</p>
<p>Çocuk Diş Hekimi Nurgül Demir, diş yaşının yalnızca dişlerin sürme zamanını değil, çocuğun genel sağlık durumunu da yansıtan önemli bir gösterge olduğunu belirterek, “Diş yaşı, dişlerin sürme ve gelişim dönemlerine göre belirlenir. Hekimin muayenesiyle birlikte gerekli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılarak tespit edilir. Bu bilgi, çocuğun diş tedavilerinde doğru planlama yapılabilmesi açısından büyük önem taşır.” dedi.</p>
<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/19/1760706593-nurg-l-demir-1-1760871119-104-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p><strong>DOĞRU TEDAVİ İÇİN DOĞRU ZAMANLAMA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Demir, özellikle büyüme ve gelişim çağındaki çocuklarda diş yaşının doğru değerlendirilmesinin tedavi başarısında belirleyici olduğunu vurguluyor:</p>
<p>“Yakın zamanda düşmesi beklenen süt dişlerinde, travma görmüş ya da çürük nedeniyle müdahale edilmesi gereken daimi dişlerde uygulanacak tedavi yöntemleri diş yaşına göre planlanmalıdır. Aynı şekilde, çene kapanış problemleri veya dizilim bozukluklarında da ideal tedavi zamanının belirlenmesinde diş yaşı önemli rol oynar.”</p>
<p>Diş yaşını etkileyen faktörlerin yalnızca kalıtsal etkenlerle sınırlı olmadığını belirten Demir, beslenme alışkanlıklarının da büyük rol oynadığını ifade ediyor:</p>
<p>“Kalsiyum, fosfor, D, A, B ve C vitaminlerinin eksiklikleri dişlerin geç sürmesine yol açabilir. Özellikle hamilelik döneminde annenin D vitamini eksikliği ya da bebeğin prematüre doğması, süt dişlerinde sürme gecikmesine neden olabilir. Bunun yanı sıra tiroit hormonlarındaki düzensizlikler de dişlerin çıkma zamanını etkileyebilir.”</p>
<p><strong>ERKEN VEYA GEÇ SÜRME DURUMLARINDA PANİK YAPILMAMALI</strong></p>
<p>Demir, dişlerin ideal sürme zamanına göre altı aya kadar erken veya geç çıkmasının normal kabul edildiğini belirterek ebeveynleri bilgilendiriyor: “Eğer gecikme daha uzun sürüyorsa, altta yatan bir hastalık olmadığından emin olmak için diş hekimi kontrolü yapılmalıdır. Bu kontroller, bazı sistemik hastalıkların erken teşhisinde de büyük önem taşır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/cocugunuzun-disleri-sizce-kac-yasinda</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/cocugunuzun-disleri-sizce-kac-yasinda.webp" type="image/jpeg" length="34305"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Büyükşehir'den kadınlara ücretsiz sağlık kontrolü]]></title>
      <link>https://www.cagingazetesi.com.tr/bursa-buyuksehirden-kadinlara-ucretsiz-saglik-kontrolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cagingazetesi.com.tr/bursa-buyuksehirden-kadinlara-ucretsiz-saglik-kontrolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliğe gönüllü olarak katılan İstanbul Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu, Orhangazi Parkı’nda kadınlara ücretsiz sağlık taraması gerçekleştirdi.<strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa Büyükşehir Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda çeşitli etkinliklerle halk sağlığına dikkat çekmeye devam ediyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü tarafından Orhangazi Parkı’nda düzenlenen programda, İstanbul Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu tarafından Sağlık Otobüsü içerisinde kadınlara ücretsiz muayene yapıldı. Alanda ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümleri de yapan Büyükşehir Belediyesi hekimleri, vatandaşlara erken teşhis konusunda bilgilendirme broşürleri dağıttı.</p>
<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/17/36227-mty4zjizng-3-1760704638-64-x750.jpeg" width="750" /></p>
<p>Erken teşhisin, meme kanseriyle mücadelede en güçlü tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Selman Emiroğlu, bu tür etkinliklerle farkındalığın artırıldığını ve kadınların düzenli sağlık kontrolleri konusunda teşvik edildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz sağlık taramasından yararlanan kadınlar, yapılan bilgilendirmenin çok önemli olduğunu dile getirerek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cagingazetesi.com.tr/bursa-buyuksehirden-kadinlara-ucretsiz-saglik-kontrolu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cagingazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/cagingazetesi-com-tr/uploads/2025/10/agency/igf/bursa-buyuksehirden-kadinlara-ucretsiz-saglik-kontrolu.webp" type="image/jpeg" length="24439"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
